
Facebook, Mark Zuckerberg ve arkadaşları tarafından 2004 yılında kurulmuştu. Yıllar içinde büyük bir gelişme kateden Facebook, 2012 yılında Instagram’ı, 2014 yılında ise WhatsApp’ı bünyesine kattı. Meta çatı şirketi, şu anda dünyanın en büyük teknoloji şirketleri arasında yer alıyor.
Peki Meta, her kullanıcısına eşit davranıyor mu? Görünüşe göre bu sorunun cevabı çok net: Hayır!
Kaynak: Mustafa Vardalı
Teknoloji alanında nasıl oldu da Çin, diğer ülkelere fark attı?

Meta, bugünkü konumunda dünyanın en büyük teknoloji şirketleri arasında yer alıyor. Peki bunun sebebi ne? Reklamverenler ve teknoloji şirketleri arasında kurulan bir ‘anlaşma’ olabilir mi?
Teknasyon’un kurucusu Mustafa Vardalı, ‘ölçekli, mağdur bir reklamveren olarak kaleme alıyorum’ sözleriyle başladığı yazısında, Meta başta olmak üzere TikTok, Google, Snapchat ve Pinterest’in nasıl bir reklamveren ‘kayırması’ yaptığını detaylı bir şekilde anlattı.
Meta, TikTok, Google ve Pinterest reklamverenlere farklı oranlarda ücret iadesi sağlıyor. Oranları yüzde 50’lere kadar çıkan bu iadeler için hemen sevinmeyin. Bu ücret, yalnızca Çinli ajanslara ödeniyor!
Çinli geliştiriciler de bu sayede yavaş yavaş teknoloji dünyasını ele geçiriyor. Dünyanın diğer yerlerindeki geliştiriciler ise yavaş yavaş pazardan siliniyor.
“Çinli ajanslar, dünyanın dört bir yanındaki büyük reklamverenleri hedef alıyor.”

Mustafa Vardalı, mobil uygulama ekosisteminde sürdürülebilir bir iş modeli yaratmanın zor olduğunu belirtiyor, hatta ölçekli bir işletme haline getirmenin neredeyse imkansız olduğunu ekliyor. Bunun en büyük nedeni de her yıl Tayland veya Dubai’de düzenlenen ‘affiliate network’ fuarlarında Çinli reklam ajanslarının reklamverenleri hedef alması.
Peki Çinliler, nasıl ikna ediyor dersiniz?
‘Meta ve TikTok platformları üzerinden yapılan harcamalar karşılığında belirli % oranında geri iade sağlayacaklarını vaat ederek müşteri kazanıyorlar.’ Haliyle, ‘Çinli reklamverenlerin neredeyse tamamı, ölçeklerine göre değişen oranlarda bu teşvik sisteminden yararlanıyor.’
Meta, Çin’de bazı durumları ise görmezden geliyor. Meta’nın kendi kurallarına göre, Çinli ajansların Çin dışında bir reklamvereni yönetmesi yasak. Fakat ne hikmetse bu kural, artık geçerli değil.
Vardalı, bir Türk şirketi olarak çok sayıda Çinli Meta reseller’ından teklif aldıklarını ancak bu teklifleri değerlendirmediklerini çünkü ‘adil bir ekosistem’ istediklerini belirtiyor.
Sorun sizde değil, Çin’de!

Vardalı, ‘Çinli bir reklamverenle aynı pazarda rekabet ediyorsanız, sizi yutması an meselesidir.’ diyerek Çinli şirketlerin büyük bir kısmının geliştirdikleri uygulamaları doğrudan gelir üzerine değil, Meta veya TikTok üzerinden aldıkları geri iadeler üzerine kurduklarını belirtiyor.
Sıkı durun, dahası var!
‘Diyelim ki karlı bir kampanya yürütüyorsunuz. Kısa süre içinde aynı kampanya, aynı ürün, Çinli bir reklamveren tarafından birebir kopyalanacaktır. 🙄 Böylece; Günlük bütçeniz $10.000, Çinli rakibinizin bütçesi ise $20.000. Bu durumda kampanya hızla doygunluğa (saturation) ulaşır, performansınız düşer ve karlılığınız %0’a iner. Siz kampanyanızı durdurmak zorunda kalırsınız.’Minik bir örnek verelim: Görselde gördüğümüz ReelShort uygulaması, her yıl yüz milyonlarca dolarlık reklam harcaması yapıyor ve bu harcamaların yaklaşık yüzde 10’unu da Meta’dan iade alıyor. Bu gibi şirketler, çoğu zaman sıfıra yakın kar marjlarıyla reklam kampanyaları yürütüyor.
Vardalı, ‘birçok geliştirici için reklam vermek neredeyse oksijensiz ortamda nefes almaya çalışmak kadar zor hale geliyor.’ diyor. Bu noktada Vardalı’nın verdiği diğer örnekleri buradan inceleyebilirsiniz.
Giderek büyüyen bir Çin hegemonyası…

Mustafa Vardalı, Meta’nın ‘büyüyen Çin fırtınasının heyecanına kapılmış durumda.’ olduğunu söyleyerek ‘Heyecan uğruna evrensel hukuk ilkelerini ve adil rekabet kurallarını açıkça hiçe sayıyor.’ açıklamasında bulunuyor. Elbette tüm bu anlatılanlar, küresel rekabete tamamen aykırı. Çin dışındaki reklamverenlerin şansı otomatik olarak ortadan kalkıyor, dijital reklam ekonomisi de Çin’e yavaş yavaş teslim ediliyor.
Vardalı’nın yazısının tamamını okumak için buraya tıklayabilirsiniz.
Kaynak: Onedio
Bir yanıt bırakın